PLAJ VOLEYBOLUNDA 19 YIL… (3)
Bu yazımı okumadan, önceki 2 yazımı mutlaka gözden geçirmenizi ve benim için çok değer taşıyan yorum ve eleştirileri de dikkatlice okumanızı salık veririm…
http://www.ajansspor.com/yazarlar/hasanugurepirden/h/20100730/plaj_voleybolunda_19_yil_(1).html
http://www.ajansspor.com/yazarlar/hasanugurepirden/h/20100806/plaj_voleybolunda_19_yil_(2).html
Lütfen görüş ve eleştirilerinizi benimle ve kamuoyuyla paylaşınız ?…
Önce son dönemde olup bitenlere kısaca bir bakalım…
KISACA…
*Bayan Milli takımımız Bulgaristan’a kendi evinde 3-2 yenilerek büyük fırsat kaçırdı ve hayal kırıklığı yaşattı… Mehter Marşı ve gürültülü bir karşılama töreniyle göreve getirilen ve tüm diğer antrenör kardeşlerim gibi benim de tepkimi alan bu kahraman İtalyan antrenör zat, sonunda kesilen faturayla cenaze marşıyla sessiz sedasız postalandı… Hemen ertesi gün 2 milli sporcumuzu da yanına alan signor önceden anlaştığı yöne yüzsüzce uçtu… En önemlisi, birkaç saatte yeni transferini gerçekleştiremeyeceğini göre, kanımca Türkiye’deki görevi devam ederken aklının başka yerlerde olmasının bence görevine yeterince konsantrasyonunu sağlayamamış, başarısızlıkta başrol oynamış olmasıdır… En sonunda olması gereken bunca gecikmeyle yapıldı ve Aslanlar gibi, bu göreve fazlasıyla layık bir antrenörümüz olan Mehmet Bedestenlioğlu işin başına getirildi…
*TVF Basın toplantısında arka panoda “TÜRKİYE”nin “İ”siz yazılıp, asılması haliyle basına malzeme oldu. Bir “Beceriksizlik” ve “Dalgınlık” med ceziri yaşandı… Ancak bu konuda Federasyonumuzun yıpratılmaya çalışılması pek doğru değildi…
*Voleybol şubeleri gittikçe ağırlaşan şartları kaldıramamaya ve birbiri ardından kapanmaya başladılar… Aroma Bayanlar Voleybol Birinci Ligi’nde bir süredir yaşadıkları sıkıntılarla gündeme gelen Ankaragücü ve Karşıyaka takımları, gelecek sezon 1. Lig’de ne yazık ki yer almayacak… Temennimiz benzer düşüncelerde olan, duyumlarımız doğrultusundaki bir çok voleybol şubesinin direnmesi ve yollarına devam etmeleri…/
* CEV Satellite Turnuvalarında, Kıbrıs Rum Kesimi’nde 2. Liechtenstein’da 3. olan Engin ve Murat ikilisinden oluşan Erkek Milli Takımımız göğsümüzü kabarttı ve alkış aldı… Böylece bu işe çok önem veren Federasyonumuz da ektiği tohumların ilk meyvelerini almış oldu… Darısı seviyelerin çok daha yüksek olduğu Avrupa, Dünya Şampiyonalarına, Olimpiyat Oyunlarına ve de tabii ki Bayanların başına… Ama bunlar gerçekten şimdilik çok zor gözüküyor ?… Ama başlamak, başarmanın yarısıdır… Federasyon’un desteğiyle bu günleri göreceğimiz umudunu taşıyorum…
*Bu arada bu yıl TVF tarafından 2.si yapılan Basın/Medya yarışması ardından bazı basın mensupları yarışma jürisinin TVF tarafından açıklanmamasını şiddetle eleştirip, endişelerini dile getirdiler… Hatta karar veren merci (Jüri) hakkında gerek kişi, gerekse toplantıya katılım adedi bakımından inançsızlıklarını vurguladılar, TVF’ndan açıklama beklediklerini açıkladılar… TVF henüz bu konuda bir cevap vermiş değil ?…
SÖZ PLAJDAN AÇILMIŞKEN…
Söz Plajdan açılmışken, bu yıl büyük bir turnuva patlaması yaşandı. Yapılan bir çok turnuvanın üst üste gelmesine ve de bir avuç sporcumuza her turnuvaya katılamama üzüntüsü yaşatmasına rağmen heyecanlandırdı ama buna karşın özlenen bir hareket yaşandı… Her zaman dediğim gibi bu coğrafyaya nice EPİRDEN’lerin gelmesi, çok takdir ettiğim, övgüye değer Alanya’ların, Hopa’ların, Lapseki’lerin artması, Efsane Belde Taşucu’nun tekrar devreye girmesi, gençliğine ve halkına yüz binler harcayarak mantar festivallerle büyük iş yaptıklarını zannederek avunan Belediyelerin, Kadıköy Belediyesi’ni örnek alarak akıllanmaları, devreye giren Alışveriş Merkezlerinin artmaları plaj voleybolunun yayılmasını ve de sporcu sayısının artmasını sağlayacaktır… Tabii TVF’nunun da vereceği destek ve de alacağı şevkat dolu ilave radikal tedbirleri de sabırsızlıkla beklemekteyiz…
Bu arada Antrenör Derneklerimizin bu güne kadar Plaj Voleyboluna en ufak bir katkıda bulunmamış olmalarını da ayıplıyorum… Bu dernekler faaliyetleri arasına mutlak plaj voleybolunu almalıdırlar…
EPİRDEN 2010
Bu yıl EPİRDEN BEACH VOLLEY belki de döneminin en güzel ve düzeyli sezonunu yaşadı… Oyuncu/takım seçimi yapılırken çok hassas davranıldı… Geçen seneler sporculuğa yakışmayan davranışlarda bulunan bir çok sporcuya kapılarımızı kapattık… Dokumuza uygun sporcuları tercih ettik… Böylece 6 turnuvalık bir seride de en ufak bir sorun yaşanmadı… Asistanlarımızın çok çalışkan ve mükemmel bir uyum içerisinde oluşunun bu başarımızdaki rolü çok büyüktü…
Yıllardır aradığımız, bizlerle kader birliği yapan bir sponsorumuz oldu… Lion Club energy drink fevkalede katkısıyla bizleri her yerde ve her aşamada daima rahatlattı… Binlerce kutu içeceğini seyircilere dağıttı… Patron Muzaffer Arslanboğan, masasını ve ofisini bırakıp ekibinin başında gece gündüz bir nefer gibi çalıştı… Yorulmak nedir bilmedi… Oğlu Onur bile asistanlarımın arasına karıştı gitti…
Başkan Gülbin Epirden, Asbaşkan Gökhan Saygı, Yönetim Kurulu üyelerimiz Baki Başarır, Ahmet Ateş, Mehmet Ata, Korel Eraybar ve de Türk Voleybolunun taçsız kraliçesi, eski Milli Takım Kaptanımız Bahar Mert’in yanı sıra Voleybol Antrenörleri Derneği Başkanı Jeyan Erben, Türk Voleybolunun “Bilirkişi”si Alev Anakök, unutulmaz efsane antrenör Bülent Meriç, Türk Basınının emektar ismi Düşvar İyiiş, Voleybolx Web sitesinden tüm dünyaya naklen yayın yaparak ekibi ile tarihi bir ilke imza atan M. Korhan Gün, Final Turnuvamıza renk katarak bizlere güç veren KKTC Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya, Beylicium’un çalışkan ekibiyle açılış İstanbul Turnuvasında büyük katkısı bulunan AVM Müdürü M.Emin Boğaç ve tabii ki verdiği sponsor desteğiyle bizlerle bütünleşen Lion Club energy drink’in sahibi Muzaffer Arslanboğan bu yılki başarının birer pay sahipleri ve de neferleriydi…
Gelen takımlardan çok memnunduk… .
Dünya devi Natasha-Bruna (Brezilya), Ester-Cati (İspanya), Rebecca-Karin (İsveç), Amelia-Vanessa (Brezilya ) serimizin kare asıydılar…
Victoria-Anamaria (Romanya), Svetla-Asia (Bulgaristan), Jean-Tina (ABD) ile gurubumuzda yetişen ve kanımca şu anda belki de Türkiye’nin en iyi bayan plaj voleybolcusu olan Zen ile partneri Moldovalı Tatiana, “EPİRDEN takımı” olarak bu dörtlünün arkasında ikinci dörtlüyü oluşturdular… Diğer Bulgar, Çek, KKTC takımları sonraki sıralar için mücadele ettiler…
EV SAHİPLERİ ARASINDA BEYLICIUM KKTC VF UZAK ARA EN İYİLERİYDİ…
6 Etap Turnuvasında İstanbul BEYLICIUM’da Genel Müdür M.Emin Boğaç ve ekibinin kusursuz çabaları ve Lefkoşe’de Küzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Voleybol Federasyon’un acar Başkan Enver Kaya’nın katkıları ve de vermiş oldukları müthiş misafirperverlik unutulmazdı…
BEYLICIUM
BEYLICIUM Turnuvası muhteşemdi… İşin ilginç yanı, Türkiye’de (Belki de dünyada) ilk kez bir yolun trafiğe kapatılarak üzerine plaj voleybolu kortunun konulmasıydı…
E-5’te trafik durdu… Rekor sayıda sporsever maçları izledi…
BEYLICIUM doldu, taştı…
Bu turnuvada çok ciddi bir hakem zafiyeti yaşandı ama öncesinde TVF Merkez Hakem Komitesinin tutumu bizleri çok üzdü ve bu spora gönül verenleri düşüncelere sevk etti… Geçen yıl hakkında çıkan ciddi boyuttaki bazı söylentiler konusunda kendisinden doğruları öğrenmek için, saygım gereği dürüstçe sorduğum soruların işine gelmemesi dolayısıyla yüzüme telefon kapatan MHK Başkanı Aydın Öztürk her halde aklınca benden bu yaşadıklarının acısını çıkardı… Bu konuda önümüzdeki yazıda detaylarıyla geniş açıklamalarda bulunacağım…
Türk voleybolunun eski unutulmaz efsane başkanı Naci Bayamlıoğlu kendi adına konan kupayı bizzat kendisi verdi…
Naci Arkan, Düşvar İyiiş gibi kurt gazetecilerin yanında Cengiz Tokgöz, Enver Bağlarbaşı, Celal Demirbilek gibi Türk basınının ve voleybolunun önde gelen gazeteci/yazarları da oradaydı…
Gerek etap sponsorlarımızdan süper de lux Eser Hotel’de, gerekse Ata Hotel’de olağanüstü ağırlandık…
İnternet Basınının başarılı sitesi olan VOLEYBOLX, tüm müsabakalarımızı internetten canlı olarak tüm dünyaya yayınlayarak bir ilki gerçekleştirdi… Bu konuda gerçekten M. Korhan Gün ve ekibini candan kutluyorum… Böylelikle Federasyonumuzun Basın’dan saymadığı ve 2 yıldır yaptığı yarışmaya dahil etmediği internet basınının gücü de bu denli hissedilmiş oldu…
GÖKÇEADA
Gökçeada’da Başkan vekili Gökçe Erünsal tek başına bir ordu gibiydi… Her yere yetişti… Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da zor bir işi başarmamızda baş aktördü… Tek sıkıntımız iletişim hatlarının son derece zayıf olması, cep telefonu ve internet erişiminin yok denecek kadar az olmasıydı… Hemen aklıma, reklamlarda bol keseden atan iletişim/haberleşme firmalarının halkın bir kesimini göz göre göre nasıl kandırdığı geldi… Bildiğim tüm malum temennilerde (!) bir bir bulunarak hepsini yad etim !… Turnuvamızda bu kez Türk voleybolunun efsane antrenörlerinden Bülent Meriç’in kendi adına konan kupası için bizlerle birlikte olması bizleri ziyadesiyle mutlu etti…
GÜRE
Güre’de Başkan Kamil Saka, komşu beldeye de girdiğimiz için bana bozulup bir iki gözüküp kaybolmayı yeğledi… Canı sağ olsun !… Gene de düzgün kişiliğiyle bendeki yeri başka… Takdir ettiğim Başkanlar arasındaki yerini korumakta…
Yükü Halkla İlişkiler sorumlusu Banu Marks tek başına üstlendi…
Teknik ekibin gece ışıklandırmasında bize çektirdiği azap ancak son gün kısmi de olsa son buldu… Ancak kalınan oteller ve de yemekler dört dörtlüktü…
Kupanın ismi bu kez “Jeyan Erben”di… Ve halen Voleybol Antrenörleri Derneği Başkanı olan, voleybolun bilirkişi/antrenörlerinden Jeyan Erben bizlerle birlikte aynı havayı bir kez daha paylaşmış oldu…
ZEYTİNLİ
Zeytinli etabı bizleri çok üzdü…
Festival etkinlikleri içerisinde yer alışımıza ve de gündüz seansına terk edilmemize rağmen bizleri binlerce olgun seyirci izledi ve teşvik etti… Belediye’den bir Allahın kulu bizi karşılayıp, “Hoş geldiniz” demedi… Otel **** yıldızdı ama yemekler otelde ve öğleleri dışarıda berbattı… Taahhüt edilenlerin çoğu unutuldu gitti… Bunlar arasında doktor ve ambülans en önemlisiydi… Ama bu önemi bir türlü anlatamadık ilgililere…
Bu günkü tarih itibarıyla yapmış olduğumuz kaçınılmaz peşin masraflarımızın karşılığının üçte biri de tarafımıza henüz ödenmiş değil… Geçen yıl da aynı durumla karşılaşmış, güç durumlarda kalmıştık… Festivalde sanatçılarının
sahneye çıkmazdan önce ayağına kese kağıdıyla para götüren ve hesap kapatan yönetimin bizi, alacağımızın arasından 1 ay geçmesine rağmen her gün çeşitli bahanelerle atlatması, işi “Borçlarımız çok, sizinki en son düşündüğümüz ödeme…” diyebilecek yere kadar vardırması çok çirkin ve yakışıksız bir davranıştır… Böylesine bir hizmeti amme hizmeti olarak bu beldeye götüren ekibimiz bu sorumsuz ve aykırı davranışı bırakın hak etmeyi, teşekkürlerle uğurlanması gerekirdi… Onu da nezaketten sanan olmadı… Onların da canları sağ olsun !…
EPİRDEN BEACH VOLLEY’in kurucularından olan merhum Ömer Faruk Arkın adına konan kupa ile böylece bir kez daha sevgi, saygı ve rahmetle anılmış oldu… Anılarımız arasında ideal seyirci olarak daima anacağımız o muhteşem belde halkına buradan teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum…
LEFKOŞE
Lefkoşe etabı geçen yıl olduğu gibi muhteşemdi… Devlet Protokolu ile karşılandık… Voleybol Federasyonu Başkanı Enver Kaya’nın kendi çabalarıyla geçen yıl yapılan çift kortlu “Beach Volley Arena” hakikaten imrenilecek bir tesis… Tüm Belediye Başkanlarına bu tesisi görmelerini ve benzerlerini beldelerine kazandırmalarını öneririm…
Bu turnuva ile KKTC’ye konulan ambargoyu da ikinci kez ciddi kez delmiş bulunduk… Hem de bu ambargoyu koyup, çirkince, hayasızca politikalarına malzeme yapmak uğruna sporun erdemini, getirdiği kardeşlik ve dostluk duygularını hiçe sayan ülkelerin faziletli ve cesur sporcularıyla…
Bu arada bir çok Bakanın ve devlet protokolunun teşrifi bizlere değer vermeyen, yüzümüze bakmayan, hatta bazı bölgelerde (!) bize muhtelif gizli yasaklar uygulayan Devletimin tutumunu, spora ve özellikle bu spora bakış açısını hatırlattı…
Türk voleybolunun tartışmasız “Bir bilen”i Alev Anakök’ün de geçen yıl olduğu gibi iştiraki bizleri onurlandırdı…
ANTALYA
Antalya’da sembolik bir final ile Seriyi kapattık… Brezilya, EPİRDEN, Romanya ve KKTC takımlarının dörtlü turnuvasının yanında, tarafımdan uygulanmaya başlanan ve başta California Long Beach olmak üzere bazı ünlü plajlarda oynanan turnuvalarda uygulanan sistemim olan HHH (Herkes, herkesle, herkese karşı) sitemiyle oynattığımız bir diğer turnuva da halkın beğenisini kazandı… Türk Voleybol Hakemliğine yıllarca hizmet veren, eski Burdur Belediye Başkanı Nurhan Çiftçibaşı da final günü kendi adına konan kupayı takdim etti…
Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli pencerelerinden biri olan ve hatta Turizmde “Amiral Gemisi” olarak adlandırılan Antalya’nın Alanya hariç, hiçbir beldesinde plaj voleybolu, yüzme, yelken gibi su ve deniz kenarı sporları yok !… Bu spor dalları her nedense önemsenmemekte… Bunu bir düşünce ve hizmet fakirliği olarak nitelendiriyorum… Bu Belediyelerin büyük ayıbıdır… İstediğimiz küçük ricaları bile dikkate almayan bu belediyelere sormak istiyorum… “Bu nasıl Amiral Gemisi böyle ?…” Karada mı gidiyor ?…
Önümüzdeki yazımda işte bu 6 etap turnuvasını da detaylarıyla, sonuçlarıyla ve unutulmaz anlarıyla sizlere aktarmaya çalışacağım…
VOLEYBOLX SİTESİNİ KIRAMADIM…
Türk Voleybol Basınının kahramanlarından, M.Korhan Gün’ün liderliğindeki, içinde VOLEYBOLX TV’yi de barındıran VOLEYBOLX Web sitesi, www.voleybolx.com tarafından şahsıma yöneltilen ricayı kırmam mümkün değildi, “EVET” dedim… Bundan böyle yazılarımı www.voleybolx.com sitesinden de takip edebilirsiniz…
Bu arada, başta bahsettiğim, bana gelen rekor sayıda mail ve yorumda şahsıma yöneltilen ahret sorularına da (!) tek tek cevap vereceğim… Bazılarının (!) hoşuna gitmeyecek olmasına rağmen ?… Bunları okuyucularımla paylaşmayı görev saydığımı da vurgulamak istiyorum…
Sonrası mı ?… Bekleyelim, görelim…
Cevap hakkı doğacaklara sütunlarım ardına kadar açıktır… Bir kez daha hatırlatayım…














